Belediye işçisi yazdı: Sendika ama kimin sendikası?

Balçova Belediyesi işçisi İzmir
02 Ocak 2021 09:54

Asgari ücret belirlendi. Halkı 2 bin 825 liraya mahkum ettiler. Milyonlarca asgari ücretli işçi ve onların aileleri dört gözle açıklanacak ücreti bekliyordu. Yaşanan pahalılık ve enflasyonla uzaktan yakından ilgisi olmayan bir ücret belirlendi. Yaşam koşulları o kadar ağırlaştı ki; belediye taşeron işçileri olarak biz de bu açıklamayı dört gözle bekliyorduk. Ancak milyonlar gibi biz de hüsrana uğradık.

30 Haziran’da KHK eziyeti sona erdi. 1 Temmuz’dan itibaren toplu sözleşme sürecimiz başladı. Süreç başlamasına başladı ama ite kaka yürüyor. Süreç başlayalı 6 ay oldu ve yetki bilmecesi sonunda Belediye-İş Sendikası ile Balçova Belediyesi daha birkaç görüşme yaptı. Gün geçtikçe dört gözle değil sekiz gözle bekliyoruz. Elbette beklentilerimizden çok endişelerimiz var. Sözleşmenin başlangıcının 1 Temmuz yapılmaması ile 6 aylık ücret farkı ve sosyal haklarımızın verilmemesi, hayat gerçeklerinden uzak zam oranları, mevcut kadrolu işçilerin aldığı diğer sosyal haklardan eksik faydalanma gibi pek çok çekincemiz var.

Kadrolu işçiler sözleşmeden doğan maaş farklarını alacak iken; acaba taşeron işçiler bu haktan mahrum kalacak mı korkusu yaşıyoruz. Bu çekincelerimizin dayanağı da işçi temsilci seçiminde yaşananlardır. Temsilcilik için pek çok arkadaşımız aday oldu. Ancak idarenin baskısıyla pek çoğu adaylıktan çekildi. Seçim gününde dört aday kaldı ve toplamda üçü seçilecekti. Temizlik işleri amiri ve fen işleri amirleri seçim günü belediye binasında nöbet tutarak oy kullanmaya gelen işçilere yönetimin dayattığı adaylara oy vermeleri için yoğun baskı yaptılar. Baskılar sonucu yönetimin istediği adaylar seçildi. Ancak bu kişiler her ne kadar işçi arkadaşımız olsalar da haklarımızı savunma konusunda pasif kalacakları kesin.

Çünkü hali hazırda pek çok sıkıntımız var ve sendika bunlarla ilgilenmiyor. Pozitif kişilerle temaslı olan işçi arkadaşlar yol ve yemek parası kesilmesin diye temaslı olduklarını gizlemeye çalışıyorlar. Üç kuruş para candan kıymetli değil diye düşünülebilir. Ama o kesintiler bile aile bütçesini derinden sarsıyor. Tüm çalışanların testten geçirilmesi gerekiyor. Herkes herkesle temaslı. Test yapılarak işçilerin ve ailelerinin sağlığının korunması şart.

Güvenlik görevlisi arkadaşların pazar mesailerinin kesilmesi, çatı sözleşmede yer alan ikramiyenin alışveriş çeki olarak verilmesi ve alışveriş yapılacak firmanın ürünleri fahiş fiyattan satması bu iki yıllık süreçte yaşadığımız en büyük sorunlardı. Temsilciler ve sendikacılar bunları görmüyor ya da görmezden geliyor. Seçiminden kendini belli eden temsilcilerin kimi temsil edeceği meçhul? Sendika kimin hakkını savunacak? Bizler pandemi sürecine denk gelen Anneler Günü’nde bütün Balçova’ya çiçek dağıttık. İşçiden her türlü fedakarlık bekleniyor ama konu bizim hakkımıza gelince baskı uygulanıyor. Bizim artık feda edilecek hakkımız kalmadı.

Elbette eşit işe eşit ücret istiyoruz. Ancak bu anlayıştan çok uzak bir anlayış hem genelde hem de yerelde mevcut. Taşeron işçiler hep daha çok ezilen oluyor. Artık yarına sıkıntıyla bakmak istemiyoruz. Sendika belediyeden önce işçiyi düşünmek ve korumak zorundadır. Hakkaniyetli bir sözleşme talep ediyoruz. Şeffaf ve güvenilir bir sözleşme süreci istemek hepimizin hakkıdır. Sendikanın şeffaflığı ve güvenilirliği sağlaması esas görevidir. Tüm işçilerin sürece dahil olmasını ve her görüşmeden sonra detaylı bilgilendirilmesini istiyoruz. Sendika yöneticilerinin ve temsilcilerin yarım ağız cevaplarını istemiyoruz. Devletin dayattığı çatı sözleşme benzeri bir sözleşme istemiyoruz. Haklarımızın tam olarak korunmasını ve şartların iyileştirilmesini istiyoruz. Hayat şartlarına uygun, adil, insan onuruna yaraşır bir ücret istiyoruz.

EVRENSEL

KAMUDA BUGÜN SAYFASINI
YORUMUNUZU YAZIN ...
Farklı olanı seçin:
# # # # # #